İSRAİLLİ ÇERKESLER’DEN GAZETECİ FEHİM TAŞTEKİN’E KINAMA
ISRAILLI CERKESLER’DEN GAZETECI FEHIM TASTEKIN’E KINAMA

FEHİM TAŞTEKİN-RADİKAL
Geçtiğimiz günlerde (29.09.2011) Radikal Gazetesi’nde Fehim Taştekin imzası ile “Odamdaki Yahudi sürgündeki Çerkes” başlığını taşıyan bir yazı* yayınlandı. Söz konusu yazıda gazeteci sayın Fehim Taştekin, Kfar Kama’dan (İsrail) Ürdün’e sürüldüğünü ifade ettiği Halid Şami adlı şahsın evinin İsrail tarafından Avrupa Birliği’nden alınan 1 milyon USD hibe ile Çerkes Müzesi’ne çevrildiği, İsrail devletinin Araplar’a karşı Çerkesler’i koz olarak kullandığı şeklinde ve buna benzer bir çok dayanaktan yoksun iddiaları bulunmaktadır.
Aynı yazıda gazeteci sayın Fehim Taştekin, İsrail’in 1948 ve 1967’deki Arap-İsrail savaşları esnasında Araplar pes etmişken kendisine canhıraş direnen Çerkesler’e şimdi özel muamelede bulunduğunu da iddia etmektedir. Oysa o dönemlerde Israil’e karşı Golan tepelerinde mücadele veren Çerkesler, Suriye topraklarında yaşayan ve Suriye vatandaşı olan kişilerdi. Bugün Kfar Kama ve Rihaniya yerleşim birimlerinde yaşayan Çerkesler ise o donemlerde de İsrail sınırları dahilinde yaşıyorlardı. Çünkü Rihaniya ve Kfar Kama köyleri, 19. YY’daki Çerkes sürgün ve soykırımı sonrasında, diğer bir deyişle, Osmanlı İmparatorluğu parçalanmadan evvel kurulmuştu. Suriye ile İsrail arasındaki silahlı çatışmaları takiben Golan Tepeleri’nde yaşayan Suriye vatandaşlarının tamamı bölgeyi terkederek Suriye’nin diğer yörelerine göç etmek zorunda bırakılmıştı. Bu kapsamda, bahsi geçen bölgedeki Suriye vatandaşı Çerkesler de Suriye’nin başka bölgelerine göç etmiş, bu insanların bir kısmı daha sonra çeşitli Avrupa ülkelerine, oradan da ABD’ye yerleşmiştir. Bu nedenle, yazarın “İsrail 1948 ve 1967 savaşlarında Araplar pes ettiği halde canhıraş direnmiş olan Çerkesler’e şimdi özel muamele yapıyor” iddiasının hiç bir gerçerli temeli yoktur. O kanaate nasıl ulaştığını açıklamak, sayın Fehim Taştekin’in yükümlülüğüdür.
Burada yazarın diğer iddialarını bir kenara bırakarak Kfar Kama’daki Çerkes Müzesi (yeni adıyla “Çerkes Mirası Merkezi”) hakkındaki suçlayıcı ifadelerinin hiç bir geçerliliği olmadığını kamuoyuna duyurmak, Radikal Gazetesi’ndeki gerçek dışı beyanlar ile okuyucuların yanıltılmasını, yanlış kanaatlere kapılmasını önlemek adına, İsrail’deki Kfar Kama Çerkes Mirası Merkezi resmi yetkililerinin tarafımıza göndermiş oldukları açıklamanın Türkçe tercümesini siz okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz:
““Şami’nin Evi”, müzeye çevrilmek dışında başka hiç bir niyet gözetilmeksizin 1990’ların başlarında belediye tarafından Şami’nin ailesinden satın alındı. Bina, gönüllü bir komite tarafından finanse edilen ve 12 yıldan fazla süren bir restorasyon geçirdi ve İsrail Devleti ile belediyenin işbirliği sayesinde “Şami’nin Evi” çökmekten kurtarılabildi.
Biz (Zoher Thawcho ve Zachary Thawcho) yıllarca süren zorlu bir hazırlık çalışması süreci ile Çerkes Müzesi’ni kurduk. Evlerden ve insanlardan antika eşyalar topladık. Diasporadaki Çerkesler hakkında daha fazla bilgi topladıkça, Çerkesler’in gelenekleri hakkında insanlarla röportajlar yaptikça, Çerkes kültürü ile ilişkili kitap, resim ve önemli belgeleri yok olmaktan kurtardıkça ve daha böyle bir çok faaliyet sayesinde Çerkes tarih ve kültürünü öğrendik ve de hafızalarımıza kazıdık. 2007’de Kfar Kama’daki Çerkes Müzesi’nin kapılarını açtık.
Lütfen dikkat edin, kimse bize dışarıdan destek vermedi, özel bir şahıstan mekan kiralamak zorunda kaldık ve yıllarca kira ödedik. Faaliyetlerimizden kamuoyunun haberi olsun diye günlerimizi, gecelerimizi sarf ettik. Bu binada yaklaşık 3 yıl geçirdikten sonra “Şami’nin Evi”ni ve eklentilerini Çerkes Mirası Merkezi yapmak üzere, belediyeyi temsilen bir anlaşmaya katıldık. Çerkes Müzesi’ndeki faaliyetlerimizi “Şami’nin Evi’ne” taşıdık ve Mayıs 2010’dan itibaren binanın (ve müştemilatının) sahibiyiz.
Çerkes Mirası Merkezi’nin faaliyetleri, bağışlara bağlı olmamakla birlikte, en küçük katkıya dahi açık olduğumuzu, bu bağlamda Kabardey-Balkar Cumhuriyeti Başkanı’nın şu anki yönetim ve geliştirme bölümlerine yapmış olduğu katkı gibi bağışları, inşaat malzemeleri bağışında bulunan özel şirketleri de hatırlatırız. Bu arada, etkileyici vitrinleri (müzemize) bağışlayan Kudüs’teki İsrail Müzesi’ni, enerji, zaman ve paraları ile katkıda bulunan diğer şahısları da. Bu nedenle, hepsine çok teşekkür ediyoruz.
Müzenin Avrupa Birliği’nden 1 milyon USD aldığını iddia eden gazeteci tarafından yazılan yukarıdaki iftira kabul edilemez. Böyle bir şey asla olmadı. Eğer saygıdeğer gazeteci görüşünü kanıtlar ve paranın nerede bulunduğunu bize de anlatırsa, (paranın) yarısını ona vermeyi zevkle kabul ediyoruz.
Sonuç olarak, bu durum, bazı kişilerin Arap-İsrail anlaşmazlığına tuz biber ekmek adına olumlu Çerkes ismini araya katmasından başka bir şey değildir. Ben ise kendi kendilerine ve o yalanları duymak isteyen insanlara yalan söylemeye devam etsinler diyorum.
Saygılarımla,
Thawcho Zoher
Çerkes Mirası Merkezi
Kfar Kama
İsrail.”
Posted on 01/10/2011, in SON YAZILAR. Bookmark the permalink. Leave a Comment.

Leave a Comment
Comments (0)